İçimizdeki Yengeç – Camdan Kalp

Haziran 2015

yengec
Yazın kavurucu sıcaklarına hazırlanırken başlayan Yengeç burcu, koşulsuz sevgi, aile, annelik konularını temsil eder. Günün en uzun olduğu, aydınlığın karanlığa en galip geldiği gün başlar. İçimizdeki en kırılgan, en korkak, en muhtaç yanlarımızı temsil eder. Olduğumuz gibi sevilmeye olan ihtiyacımızın farkına varmamızı ister.
Bugüne kadar aşk arayan kişilere nasıl birini istersin diye sorduğumda 5 sayfa arkalı önlü liste bile çıkaran oldu. Bu kişiler aşka aç olduklarını, sevmek, aile kurmak istediklerini söyleyen kişiler. İlişki sadece eşit şartlar altında yürüyebilen bir şeydir. Birine sevgi sunmak için aradığımız her koşulun karşısına onların bizi neden sevmeleri gerektiği için de bir koşul yazmamız gerekir aslında.
Bizler ne istediğimizi gerçekten bilirsek sadece üç dört madde(koşul değil, sadece madde) mutluluğu ve aşkı bize getirecektir. Beş sayfa koşul yazmamızın sebebi kalbimizin gerçek arzusu olan üç dört gerçek ihtiyaç dikkat çekmesin arada kaynasın diyedir. Her birimizde, Yengeç burcuyla yönetilen hayat alanımızda bize armağan edilmiş, camdan kalpler var ve biz sayfalarca koşul koyarak bu kalbi koruduğumuzu sanırız ancak her koşul kalbimizin etrafına bir duvar örer.
Bir insanın kalbinin etrafındaki duvarları yıkmanın en kestirme ve en garanti yolu o kişiyi sevmektir. Olduğu gibi, olabileceği kadarıyla, ne eksik, ne fazla.
Yengeç burcu enerjisi terk edilme korkusunu çok yoğun taşır çünkü en büyük ihtiyacı ait olmaktır. Yanımızda kendisi olmasına izin verdiğimiz hiç kimse bizi asla terk etmez, duvar örmez. Duvarlar savunmak için inşa edilir, sevgi ise savunmasızlığı göze almaktır.
Yengeç burcu kolay incinirliğimizin, incindiğimizde içine çekildiğimiz sert kabuğumuzun temsilcisidir. Bu kabuğu görenler bizi sert sanıp üzerimize basabilirler. Kabuğumuzu en acısız, en güvenli şekilde içten kırabiliriz. Güneş Yengeç burcunda ilerlerken, duygularımızı, zayıflıklarımızı, incinebilirliğimizi dünyayla paylaşalım; aydınlığın en fazla olduğu bugünlerde kendimizi kırılma korkusuna teslim edip bir kabuğun arkasında ışıktan yoksun bırakmayalım.
Güneş bir ay boyunca enerjisini şefkatle gönderirken kabuğumuzun arkasında bu enerjinin bizi es geçmesine müsaade etmeyelim.
Şefkat bu ayın bir numaralı konusudur. Şefkat görmek için diğer insanların sizin incinebilirliğinizden haberdar olmaları gerekir.
Bırakın bu ay şefkat yaralarınızı sarsın, ama önce yaralarınızdan haberdar olan birilerine ihtiyacınız olacak.
Koşul koymayın. Hayatınızda en az bir kişiyi hiçbir koşul koymadan sevin.
Hem kendinizi hem onu kurtarın.
“Hayat denen bu yolculukta koşulsuz sevgi çantanızın en hassas, en vazgeçilmez, en kırılgan yükü olacaktır. Koşulsuz sevginin olmadığı bir sırt çantasında hayat yolculuğunuz da çantanızda boş demektir” Yeniden Sevmek kitabından
  •   
  •  

aaaa

Astroloji bizlere gelecekten daha fazlasını armağan eder: Bugünü