Sert Rüzgarlar ve Eğilemeyen Ağaçlar

Ağustos 2016

shutterstock_214122406
1 Eylül sabahı 11:00 sularında Başak burcunda bir Güneş tutulması gerçekleşiyor. Tüm Güneş tutulmaları bir yeniaydır ve her yeniay başlangıçlar için uygun enerjiler taşır. Yeniaylar tutulma şeklinde gerçekleştiğinde bu başlangıçlar bizim inisiyatifimizden çıkar ve memnun veya memnuniyetsiz yeni bir başlangıç yaparız.
Güneş tutulmaları, dolayısıyla yeniaylar Güneş ve Ay’ın aynı burçta birleşmesidir. Gökyüzünün “Işıklar”ı aynı enerji ile tek beden olurlar. Işıklar, onları tek beden yapan burcun  enerjisi ile bir söz verirler. Biz nasıl bir şeye başlarken söz verirsek Güneş ve Ay da yeniay döneminde aynı şekilde söz verirler. Söz konusu yeniay bir tutulma ise bu defa verilen söz namus sözü gibi güçlü bir sözdür. Ancak hangi niyet ile söz verirsek verelim, sözümüzü tutabilmemiz için şartların bize destek olması kaçınılmaz bir ihtiyaçtır.  Işıklar’ın birbirlerine verdikleri sözün özü birleştikleri burcun özüdür. Sözü tutmaya çalışırken karşılaşacakları şartlar ise tutulma yöneticisinin durumu, tutulmanın gerçekleştiği andaki diğer gezegenlerin durumu tarafından belirlenir.
1 Eylül’de yaşanacak tutulmanın yöneticisi Merkür’dür.
Merkür’ün içinde bulunduğu şartlar ise muallak. Öncelikle Merkür geri harekete geçtikten sonra gerçekleşen bir tutulma olması, bu tutulmada yapılacak olan başlangıcın tekrar tekrar düşünülmek, revize edilmek zorunluluğu getireceğine işaret. Ancak Merkür kendi burcu Başak’ta çok güçlü bir pozisyonda ve iki iyicil gezegen olarak geçen Venüs ve Jüpiter ile yumuşak dokunuşlar içinde.
Yumuşak dokunuş demek birinin bizim saçımızı okşaması demektir. Sert dokunuş ise birinin bizim saçımızı çekmesidir. Ortak olan gerçek ise; birinin bizim saçımıza dokunacağıdır.
Biri bize dokunduğunda tabii ki yumuşak dokunmasını tercih ederiz ancak sert dokunuş kaçınılmaz ise genellikle saçımızı çekerek yolması yerine kesmesini hatta gerekirse usturaya vurmasını tercih ederiz. Her ikisinde de bizim için değerli bir şeyin elimizden alınmasına razı gelmişizdir ancak canımız yanıp acı çekerek razı olmak başkadır canımız yanmadan razı olmak başka.
İşte Venüs ve Jüpiter iyicil gezegen oldukları için sert dahi dokunduklarında saçımızı çekmek yerine usturaya vururlar. Satürn, Mars, Pluto ve bazen Uranus ile Neptün ise saçımızı çok pis çekerler. O yüzden de kimse onları sevmiyor zaten.
Şimdi iyi haber; iyiciller Venüs ve Jüpiter tutulma yöneticisi Merkür’ü aralarına almış ve Merkür’e  gelecek  olası saldırıları birlikte püskürtmeye kararlı ve Venüs çok güçlü bir pozisyonda. Aynı zamanda bu tutulma Kuzey Ay Düğümü tarafında gerçekleştiği için geçmişin envanteri olmaktan ziyade, geleceğin planı olma yolunda bir tutulma.
Kötü haber ise; Güneş ve Ay tutulma esnasında Satürn ve Neptün’den sert etki alıyor, yani saç yolma durumu var. Satürn ve Neptün ise zaten 9 aydır devam eden bir yoluşma durumundalar.
Peki mevzu ne, neyi paylaşamıyorlar?
Satürn ve Neptün’ün ana kavgası inançlara kanıt istemek ile teslim olmak arasında.
Satürn kanıt istiyor, Neptün ise her karşılaşılan durumda yüzde yüz teslimiyet istiyor. Yani savaş inanç ve somut bilgi arasında yaşanıyor. İnanç ile bilgi arasındaki fark ise, inanç bir his iken, bilgi kanıtlanmış bir gerçektir. Ancak hemen nokta koymayalım ve hatırlayalım ki; bir çok bilginin yeni kanıtlanan gerçekler ile geçerliğini yitirdiği de bir gerçektir.
Oysa ki inanç çok ilginç bir şekilde göremediğiniz bir şeyi hissetmektir ve varlığı his devam ettiği veya hatırlandığı sürece sürer. Ben inanca en güzel örneğin rüzgar olduğunu düşünüyorum. Görmediğimiz bir şey gelir ve yüzümüzü okşar, saçımızı uçurur ve biz onu hissederiz. Biri bize gelip rüzgar gerçek değil, aslında şu anda herhangi bir şey olmuyor, senin saçın uçmuyor filan dese o kişiye bakarken neler düşünürüz acaba?
Şimdi Satürn der ki: senin saçın filan uçmuyor ve Neptün der ki: aklın senin kalbini, cildini, bedenini kör etmiş. İşte kavga budur.
Biliyorum Neptün haklı gibi duruyor ama Satürn’ün bütün yapmak istediği etrafınıza doğru düzgün bakmanız ve gerçekten bunun bir rüzgar olduğundan emin olmanız, en azından birinin saklandığı yerden size bir şey üflemediğini kontrol etmenizi istiyor. Yani kısaca her esintiyi rüzgar sanıp, rüzgar benim bu yöne gitmemi istiyor deyip yollara düşmenizi engellemeye çalışıyor.
Tutulmaya dönecek olursak tutulma analiz etmenin, detayların, şüphe duymanın burcu Başak’ta gerçekleşiyor.
Bu tutulmanın bize mesajı:
Yaptığın veya yapmak zorunda kaldığın başlangıcı sorgula, detaylarına gir, şüphe duymaktan çekinme ama direnme, sakın direnme. Çünkü eğer bu bir üfürükse, üfürenin nefesi önünde sonunda bitecek, ama bu bir rüzgarsa hatırla ki; sert rüzgarlar eğilmeyen ağaçları devirirler.
Mutlu tutulmalar, mutlu başlangıçlar…
  •   
  •  

aaaa

Astroloji bizlere gelecekten daha fazlasını armağan eder: Bugünü